Site Rengi

enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp hdp deva
DOLAR
8,4613
EURO
10,0729
ALTIN
498,23
BIST
1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
34°C
İstanbul
34°C
Az Bulutlu
Cuma Sıcak
35°C
Cumartesi Sıcak
35°C
Pazar Açık
34°C
Pazartesi Sıcak
36°C

Varol Yaşaroğlu, Yeşilay ile teknoloji bağımlılığına “dur” diyor

Varol Yaşaroğlu, Yeşilay ile teknoloji bağımlılığına “dur” diyor
05.03.2021 13:41
0
A+
A-

Kral Şakir’in yaratıcısı, Grafi2000’nin kurucusu Varol Yaşaroğlu, “Bu çalışma ayrıca çocukların hem de ebeveynlerin eğitilmesine katkı sağlayacak” diyor ve ekliyor: “Sloganları fazla hoşuma gitti; ‘Egemen Ol’… Siz ‘ben özgürlük bir gencim, serbest bir çocuğum’ dediğinizde doğrusu bir telefona ya da tablete bağımlıysanız, çok da bağımsızlık değilsiniz… Bence bunun sürekli vurgulanması gerekiyor.”

Varol Yaşaroğlu ile bir araya gelerek keza Yeşilay ile yapılan meslek birliğini konuştuk hem de yeni çizgi serileri “Süper Bir Takım”ı…

Yeşilay ile yeni bir iş birliği yaptınız, nedir detayları?

Kral Şakir’i ayrıca ebeveynler fazla seviyor ayrıca de öğretmenler. En kayda değer özelliği kitaplarının Türkiye’de çok sevilmesi. Dünyada mesela bu lisans işlerinde bir karakter tuttuğunda ilk olarak oyuncaklar fazla tutulur ama bizde fazla enkaz bir şey oldu, lokomotif kitap oldu. Hem de Türkiye’de az kitap okunuyor dendiği halde. Doğrusu kitaplar patladı! Şu an dokuzuncu kitap çıkıyor, 10. kitap ne süre çıkacak diye soruyorlar! Hemencecik okuyup, yenisini istiyorlar, böyle bir kitle var. Birçok ebeveyn ve öğretmenden şunu duydum, sizin bu konuda sorumluluğunuz fazla yüksek. Çocuklar artık sizin her yazdığınız, çizdiğinize inanıyorlar, pek hareket ediyorlar. Biz de o yüzden bu tür sosyal mesuliyet projelerine fazla takviye vermeye çalışıyoruz. Yeşilay’dan önce Kansersiz Hayat Derneği gibi birçok dernekle bu tür çalışmalarımız oldu. Köy okullarına gittik mesela, hiç sinema izlememiş çocuklara sinema izlettirdik gibi… Bu anlamda meslek birliklerimiz devam edecek. Yeşilay’ın da Kral Şakir’le proje gerçekleştirmek istediklerini söylediler. Ben de toplantı yaptığımda, şunu öğrendim, Yeşilay’ın açıklanmış bağımlılıklar konusunda hareket ettiğini düşünürdük. Ama fazla daha geniş bir kapsama alanı varmış. Örneğin teknoloji bağımlılığından bahsettiler. Ben açıkçası bunun bu değin ciddi bir bağımlılık olduğunu, bunun bağımlılık derecesinde değerlendirildiğini yeni yeni anlamaya başladım.

Aileler kadar da hafife alınıyor çoğunlukla sanırım…

Biz bu işin ciddiyetini anlayınca ilk çalışmamızı Yeşilay Haftası için yaptık. Onun için canlandırma hazırladık. Burada teknoloji bağımlılığından bahsediyoruz, tablet ve telefonların başından ayrılmadığımızda neler olabilir, bunun tehlikelerini anlatan bir film. dahası Yeşilay’ın dergisinde bu animasyonun çizgi romanı da var. Bu anlamda güzel geri dönüşler alacağımızı düşünüyoruz. sonradan öbür bağımlılıklar konusunda animasyonlar yapacağız. Şuna çok inanıyorum, çocuklara bir şeyler hoca istiyorsanız bunu bundan böyle günümüzde eğlenceli bir şekilde işin içine bir öykü sokarak anlatmaya çalışmanız lüzumlu. Bence Kral Şakir de bu anlamda biçilmiş kaftan, çünkü hemen Türkiye’de en fazla satılan çocuk kitabı. Pandemi ortamında da şunu gördük; online eğitimde videoların, interaktif materyallerin ne dek tartı kazandığını gördük. O anlamda fazla etkin olacaktır diye düşünüyorum. Yeşilay’ın bu anlamda keza çocukların keza de ebeveynlerin eğitilmesinde katkısı olacaktır. üstelik sloganı çok hoşuma gitti, “Bağımsız Ol”… Bağımsızlık zaten bütün insanların evrensel ihtiyaçlarından biri. Bu anlamda egemen ol sözcüğü çok güzel kullanılıyor. Ben bağımsızlık bir gencim, özgürlük bir çocuğum dediğinizde sahiden bir telefona, tablete bağımlıysanız, fazla da serbest değilsiniz… Bence bunun vurgulanması gerekiyor.

“KENDİ SÜPER KAHRAMANLARIMIZI YARATTIK”

Pandemi süreciniz nasıl geçiyor, neler yaptınız başka?

Pandemi ortamında ofise gitmedik böylece, çoğunlukla evden çalışıyor cümbür cemaat. Ben evden çalışmayı seviyorum. Zaten Grafi2000 de home office olarak kurulmuştu, 1999’un son aylarında. Evden alıştırma deneyimini şampiyon birincil insanlardan birisi olabilirim. O yüzden benim için zorlama olmadı. Hatta pandemi ortamı daha da elverişli oldu diyebilirim. Çünkü ofisteyken dikkatim dağılıyordu. Acilen ev ortamında sakin kafayla üretme fırsatı oldu, hatta yeni projemiz “Süper Bazı” oluştu bu süreçte.

Nedir “Süper Bazı”ın hikayesi?

Birce ve Birol diye, 7-8 yaşlarında iki karakterimiz var. Birol’un bir dedesi var, birazcık ilginç bir dede. Bilimle uğraşan lakin yaptığı deneyler sonucu ayıya dönüşen, Ayı Büyükbaba… Çevre konusu bizim için fazla manâlı. Burada da asıl hikaye şu; kahramanlarımız dünyanın çevre sorunları ilgili çoğu problemle karşılaşacak. Bunları yapan da “İki Yüzlü” diye bir fena karakter. Kötünün de kötüsü var bir tane, ona emir veren… genel olarak dünyayı kötü bir yer haline getirmeye çalışıyorlar, çevresel felaketlere yol açabilecek olayları tetikliyorlar. Bizim kahramanlarımız, Ayı Dede’nin bir takım deneysel incelemeler sonucunda süper kahramana dönüşüyor. Aslında “Süper Bir Takım”, bir süper kahraman hikayesi. Bizim bu anlamda fazla fazla süper kahraman hikayemiz değil Türkiye’de. Ben de öteden beri Marvel ve DC hayranı olduğum için, çizgi romanları çok okuyorum ve süper kahramanlara çok meraklıyım, o yüzden bizim de süper kahraman hikayemiz olmasını istedim. Biz natürel oysa tam onlar gibi olmayacağız. Çünkü onlar bundan böyle yapılabilecek her şeyi yaptılar. Biz olaya biraz öbür bir açıdan yaklaşıp, bu meslek Türkleştirilirse nasıl olur diye düşündük. Yani işin biraz mizahi tarafına yöneleceğiz. Minik bir örnek vermem icabında; mesela suni akıl döneminde yaşıyoruz artık, Birce ile Birol’un bir robotu var yapay zekadan oluşan, onun adını örneğin “Yapay Zekai” koyduk (gülüyor). Yine bize özgü, Türk gelenekleriyle yoğrulmuş bir robot fiilen. Bu cins göndermeler var, izleyici de anında farkına varmış bunların zaten.

“SÜPER BİR TAKIM ŞİMDİDEN FAZLA SEVİLDİ”

Nasıl aldığınız birincil tepkiler?

Çok daha yeni tabii, Exxen’de 15 günde bir maceraları yayınlanıyor. Bir şeyin markalaşması fazla kolay bir işlem yok. Kral Şakir’in de markalaşması üç seneye yakın sürmüştü. Aynısını “Süper Bir Takım”da yapmayı planlıyoruz. Hoş bir dizi oldu, daha aksiyon batmış, onun da zamanla Kral Şakir gibi fazla sevileceğini düşünüyorum. İleride kitaplarını çıkartmayı, sinema filmini yapmayı istiyoruz, büyük hayallerimiz var. İlk etaptaki tepkiler . Exxen dışında TV 8’de de yayınlandı, izleyicilere kullanmak için. Orada da reyting almış, fazla şaşırmışlar hatta. Çünkü saatini söylemeden hemen olan girmiş, garip güzel reytingler almış. O yüzden çok umutluyuz bu diziden de. Ben Instagram’dan çok geri bildirim alıyorum. Çocuklar genelde bana kankalarıymışım gibi yazıyorlar, eleştirilecek bir şeyleri varsa da… Şu lahza yorumlar , “Süper Bazı” sevmişler.

Exxen’de olması bir handikap yok mi?

Biz bu riski göze aldık fiilen. Normalde bir çocuk kanalıyla çalışıyoruz zaten. Burada azıcık şunu düşündük; Türkiye’de yerli dijital kanallar açılıyor, çizgi filmlere böyle bir gerektirmek istedik. Çünkü bir sürü çocuk kanalı var ve çizgi filmlerin hepsi orada. Burada bir yol açılabilirse kendimce çok daha varlıklı içeriğe kavuşabiliriz. üstelik şu var, lisans olayının gelişebilmesi için çocuklara çok pozitif yerden ulaşabilmek gerekiyor. böylece yalnızca Exxen ile sınırlı kalmayıp, TV8’de desteklenecek, ola ki ileride gerektiğinde bir çocuk kanalında da yeniden yayına da sokulabilir. Evet, riske girdik ola ki lakin Exxen’in hiç yabana atılır bir izleyici kitlesi yok. Natürel dijital kanalların da işi zorlama, kesintisiz içerik girmek gerekiyor. Fakat biz şunu da denedik; sinemalar kapalı olduğu için Kral Şakir’in bir TV filmini yapmıştık, “Mikrop Avcıları” diye, onu yayınladık Exxen’de. Orada da şunu gördük, bir şey markalaştığında tekrar bir numara olabiliyor. çok iyi izlenme aldık. İzleyiciye gelmek her şekilde mümkün, o yüzden mutlu olduk fazla…

“KRAL ŞAKİR’İN TUTUCAĞINI İLK ANDA ANLADIM”

Kral Şakir nasıl efsaneye dönüştü?

Benim çocukluk hayalimdi. Çocukluğumdan beri ben Pembe Panter aşığıyım. Hep benim de böyle bir çizgi kahramanım olsun ayrıca büyükler keza çocuklar izlesin diye hayal kuruyordum. Üniversiteye gittim, inşaat mühendisliği okudum falan, bir sürü disiplinler arası gidip geldim ama defalarca içimde bu çizgi filmleri yerine getirmek vardı. Cartoon Network, Türkiye’de bir konkur açmıştı, ilk olarak yerli bir çizgi filmi yayınlama kararı almıştı. Ben o konkura girdiğimde, Grafi2000 prodüksiyon ekibi olarak, zaten bizi seçeceklerini tahmin edebiliyordum. Çünkü bizim anlayışımız öteden beri karikatürize işlerdi ben karikatürden geldiğim için. Kesinlikle mizah anlayışımızın da onlara uygun olduğunu düşünüyordum. Ben o tür kanalların işlerini izleyerek fazla eğleniyordum zaten. O yüzden güç olmadı, hatta 23 Nisan’da bir sinema gösteriminde yayınlandı birincil üç bölümü. Orada çok güzel tepkiler aldık, anladım hemen “bu uçup gidecek” dedim. Fazla severek yaptığımız ve bizim de sahiden çok güldüğümüz bir iş. Ben aslında oturup daima Kral Şakir’i izleyebilirim. “Mikrop Avcıları” filmini yaklaşık 20 kez falan izlemişimdir ve 20’sinde de benzer heyecanla gülebiliyorum, eğlenebiliyorum. En hoş özelliklerimizden biri, içinde fazla hoş şarkıları var. Tekrar Tekrar o şarkıları dinlemeye bile doyamıyorum. Sahiden işin biraz da sihri bu sanırım. Ekip de pek çocuk ruhlu insanlardan oluşuyor, hala çocukların oynadığı oyunları oynayan yazarlar ve çizerler. Şimdiki nesil neyin peşindeyse, bizimkiler de onları oynuyor gerçekten. O yüzden çocuklarla iletişimimizde bir kopukluk değil ve acayiplik da çekmiyoruz.

Karakter, tanıdığınız millet mıydı? Siz Kral Şakir’de hangi karaktersiniz?

Spesifik olarak şu, şu insandır diyemem ama mesela Fil Necati’nin bileşiminde mahallemizdeki bir bakkalın, bir arkadaşımızın bir babası, amcası gibi karakter özellikleri var. Ben de hepsinde birazcık varım. Kral Şakir’in girişimcilik tarafı veya sürekli maceraya atılma yönü bende vardır sahiden. Fil Necati’nin kayıtsızlığı, başlıca olmaya çalıştığım birey, öykündüğüm şahsiyet. Keşke ben de pek olsam diye… Örneğin Canan’ın fazla kitap okuması da bana aynı; ben fazla meraklıyımdır kitaba, fazla okurum. Hepsinden birer parça var gerçekten. Tek bir karakterde toplandığımı söyleyemem.

Fırıldak Ailesi fazla reformcu bir işti; yetişkinler için çizgi film… Var mı pek yeni bir projeniz?

Onunla ilgili çok talep geliyor, devamını yapar mısınız diye. İşin içine çocuk projeleri girince onu azıcık askıya almıştık. Fakat gelen talepleri görür görmez bitmiş masaya yatırdık. Daha doğrusu çizgi filmlerin devam edebilmesi için bir sponsor ya da kanal gerekiyor. Şu lahza gücümüz yeterse ona da bir şekilde yeniden başlamayı düşünüyoruz. Yetişkinlere özel çizgi film Türkiye’de değil, bir tek Fırıldak Ailesi vardı. Dijital kanallar onun için iyi bir mecra, orada yayınlanabilir. Çünkü majör kanalların bu tür filmleri yayınlaması imkansız. Zaten çocuk kanalında da yayınlanamaz. Benim de izlediğim erişkin çizgi filmler var, “Rick and Morty” örneğin… Fırıldak Ailesi de böyle bir film fiilen…

“BİZ KÜFÜRBAZ İLE GÜLDÜRMÜYORUZ”

Çocuklar için meslek yerine getirmek her zaman ince bir çizgi; hiç baltayı taşa vurduğunuz bir lahza oldu mu?

Açık Konuşmak Gerekirse olmadı. Cartoon Network’te zaten RTÜK kuralları geçerli ve biz defalarca pedagog ve psikologlarla irtibat halindeyiz. O yüzden o kadar bir sorun yaşamadık. Kral Şakir’in ilk kitapları çıktığında birkaç izleyiciden “bu sözcük acaba rahatsız edici mi” diye eleştiriler gelmişti, onları bile çıkarttık. O derece titizleniyoruz. Fakat yine de bence jurnal söylev dilinden fazla da uzaklaşmamak gerekiyor. pek mikropsuz olmasına gerek değil lakin işin içine argo girmesin. Biz zaten ağzi bozuk ile güldürmüyoruz. Kral Şakir’in okuma kitaplarının yanı sıra ilk okuma kitapları çıktı. İlk 10 süratli çıkmıştı, derhal bir 10 hızlı daha çıktı. İlk okumaya başlayan çocuklar için kitap serisi bu. Bunlar zaten psikolog ve pedagog tasdikli kitaplar, Milli Eğitim’in tasdikli yazı karakteri baz küskün. Aksine kötü eleştirinin açık havada iyi eleştiriler oluyor. Hatta bu birincil okuma kitaplarıyla ilgili bir anımı anlatmıştım, lakin size de anlatayım. Son İzmir depreminde bir anne bana mesaj attı; “deprem olduğunda çocuğum benim kolumdan tuttu ve fazla sakin bir şekilde beni tehlikesiz bir yere götürdü. Deprem geçtikten sonradan beni fazla sakin bir şekilde dıştan çıkarttı”. Bunları nereden öğrendin diye sorunca, “ben bunları Kral Şakir’in ‘Afetten Korkma’ kitabından öğrendim” demiş. Bunun üzerine birkaç ebeveyn daha attı benzer mesajlar, o vakit yaptığımız işin ne değin önemli bir iş olduğunu, ne değin yükümlülük gerektiren bir iş olduğunu anladım. Kodlamayla ilgili veya meslek seçimleriyle ilgili daima bilgilendirici, aydınlatıcı bilgiler veren kitaplar da çıkartacağız. Zaten biz filmlerimizde de dizilerimiz de hep “mesaj kaygısı” var. Alttan daima verdiğimiz bir mesaj oluyor, bunu da içten buluyoruz sahiden. Çünkü işin içinde bir macera var, misafir etme var, verdiğimiz mesajları da didaktik bir biçimde vermiyoruz.

“CİNSİYET AYRIMCILIĞI KONUSUNA FAZLA SIKLET VERİYORUZ”

Yabancı çizgi filmlerinde de oluyor zaten altta daima bir mesaj…

Mutlaka elde etmek zorunda da zaten. Biz çizerlerin defalarca bir mesaj kaygısı var ama çocuklar söz konusu olduğunda bu olumlu edinmek zorunda. O anlamda Kral Şakir, çevre duyarlılığından tutun cinsiyet ayrımcılığına, sağlıklı beslenmeye dek çoğu konuda gerçekten fazla doğru mesajlar veriyor. Cinsiyet ayrımcılığı konusu gerçekten bizim için çok manâlı. Bizim yaptığımız filmlerimizde defalarca bu var. Mesela korsan karakterimiz var bir tane, onu kadın yaptık “Korsan Müzeyyen” dedik, çünkü kayıtlı bir prototipi devam etmek istemiyoruz. Kral Şakir’in kardeşi Canan var mesela; sürekli kitap okuyan, mantığıyla hareket eden kız kardeşi olmadan Kral Şakir’in sorunlarını çözümleyemeyeceğinin mesajını veriyoruz aslında. Bence bunlar hoş mesajlar, Türkiye’de cinsiyet ayrımcılığı çok tartışılıyor, bu anlamda doğrusu biz ne dek asistan olabilirsek öyle iyi diye düşünüyoruz.

Siz hiç 3 boyutlu çizgi film işine girmediniz değil mi?

Kral Şakir gerçekten iki boyutlu lakin sinema filmleri 3 boyutlu. Tabii 3D gözlük takılan Pixar, Disney filmleri gibi yok. Fakat dizide bunu düşünmüyorum, iki boyutlu işin sıcaklığı bize daha güzel geliyor. Ben de karikatürden geldiğim için o çizginin tadı bana daha sıcak geliyor. Bu işin lisans tarafı da var. Onun için de daha yerinde. Kitapların dışarıda oyuncakları çıkıyor karakterlerin, tişörtlerin üzerine baskılar yapılıyor mesela. İki boyutlu çizgi olan karakterler basıma daha uygun oluyor. Kral Şakir bu anlamda iki boyutlu olmasının avantajını kullanıyor. Türkiye’de şimdi bir numaralı lisans markası oldu. Yapılan incelemeler bunu gösteriyor; çocuk ve aile kategorisinde bir numara çıkmışız, şu lahza yanımıza yakında olacak olan bile yok! Bunun nedenini bu anlamda tedbirli çalışmaya bağlıyorum. Tamamlanmış dizi tuttu fakat biz bununla birlikte lisans olayları için banal yurt dışındaki gibi tasarım rehberleri hazırladık. Mesela Kral Şakir’in çizgisel bütün değerlerini belirttik, bir şey basıldığında bu mavinin tonu budur, renk ayrımında teknik değerleri budur, çizgi kalınlıkları budur biçiminde ince bir çalışma yaptık. Yalnızca çizgi filmin açık havada işin grafiksel anlamda önemli bir egzersiz yapıldı. Tasarım rehberini aranje etmek 1 senemizi aldı. Ama öyle olunca da bu tür itinalı bir çalışmayla Türkiye’de de bu işin olabileceğini gösterdik. Kral Şakir bu anlamda bir rol modeli olmaya başladı. Umarım ayrı yapımlar da bunu izler hem animasyon sektörü adına hem de lisans sektörü namına olumlu gelişmeler olur.

“ÇİZGİ ROMAN ARTIK SEKİZİNCİ SANAT KABUL EDİLİYOR”

Siz neler seyrediyorsunuz, neler size ilham veriyor?

Ben çoğunlukla çok kitap okurum, meslekle ilgili ağırlıklı olarak. Çok çizgi roman okurum. Bizim çocukluğumuz da Teksas Tommiks mi okuyorsun diye aşağılanan çizgi roman şu lahza sekizinci sanat olarak adlandırılıyor. Türkiye’de bir çizgi roman dükkanına girdiğimde okumadığım çizgi roman yoktur nasıl olursa olsun. Çizgi romanların uzantısı olan art work’leri de inceliyorum. Kişisel gelişim kitaplarına ben de meraklıyım herkes gibi, psikolojiyle ilgili kitapları severim. Son dönem bazı Türk yazarların romanları da ilgimi çekiyor. Bilim kurgudan fazla hoşlanıyorum, o yüzden izlediğim filmler de çoğunlukla Marvel ve DC’nin filmleri oluyor. Zaten Star Wars’a küçüklüğümden beri hayranım. Hatta “X-Files” dizisi var, 90’larda meşhurdu, derhal oturdum onu izliyorum ilk bölümünden itibaren. 11 sezon devam etmiş, çok hoşuma gidiyor. O dönemde bile az daha her şeyi yapmışlar bilim kurgu adına.

Varol Yaşaroğlu, Yeşilay ile teknoloji bağımlılığına dur diyor
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

ataşehir escort kartal escort pendik escort ataşehir escort göztepe escort kadıköy escort ümraniye escort anadolu yakası escort kadıköy escort göztepe escort pendik escort kartal escort kurtköy escort kartal escort maltepe escort tuzla escort tuzla öğrenci escort avrupa yakası escort bakırköy escort ataköy escort avcılar escort beylikdüzü escort maltepe escort maltepe 18 yaş escort maltepe 100 tl escort kartal escort erenköy escort maltepe escort 100 tl escort anal yapan escort çin escort fransız escort ataşehir escort göztepe escort maltepe escort kartal escort pendik escort escort bayan ataşehir escort çekmeköy escort istanbul escort acıbadem escort çekmeköy escort kurtköy escort maltepe escort pendik escort kadıköy eskort bostancı escort göztepe escort göztepe escort pendik eskort kurtköy escort kadıköy escort bostancı escort göztepe escort kurtköy escort pendik escort kartal escort çeşme escort urla escort anadolu yakası escort avrupa yakası escort sınırsız escort keçiören escort eryaman escort batıkent escort samsun escort terme escort atakum escort bostancı escort kadıköy escort akyarlar escort göltürkbükü escort gümbet escort dragos escort aydınlı escort kurtköy escort pendik escort